Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.

TÜRK POP MÜZİĞİNDEKİ YOL ARKADAŞIMIZ ONNO TUNÇ

Posted on

Hayatımızdaki birçok şeyin arkasında adını hiç duymadığımız kahramanlar vardır. Yazarlarıyla andığımız cümlelerin editörleri, başrol oyuncusuyla özdeşleştirdiğimiz filmlerin yönetmenleri, aklımızda sadece solistlerinin sesleriyle kalan şarkıların bestecileri olduğu gibi.

 

Bir de ekip ruhunun yaratılan işe kattığı doyumsuz bir lezzet vardır. Ekip ne kadar uyumluysa o kadar güzel bir iş çıkar ortaya. Aynı anda aynı şeyi düşünebilen, bakışlarıyla anlaşabilen, birbirlerinin eksiklerini tamamlayabilen insanların bir araya geldiği her ortaklıkta ortaya çıkan ürünün kusursuzluğu da artar. Bu sayımızın müzik dosyasındaki ismi belirlerken de böyle bir ekibin ortak kararı var. Cümlelere dökmek bana düşse de diğer kahramanı da satırların arasında.

 

Ülkemizde müzik alanında bir araya gelmiş en muhteşem ekiplerden biri de Aysel Gürel, Onno Tunç ve Sezen Aksu üçlüsüdür. Sezen Aksu’nun “Öyle güçlü bir bağ vardı ki aramızda, gülsek birlikte gülüyor, ağlarken aynı anda ağlıyorduk” dediği bu ekibin elinden çıkan her şeye de elbette mükemmel uyumları yansımış durumda. Aysel Gürel’in şiirlerinin Onno Tunç’un müzikleriyle ve sonra Sezen Aksu’nun kusursuz sesiyle buluştuğu her şarkının, üzerinden geçen yıllara rağmen hiç eskimemiş olması, bu uyumun eseri.

 

İyi ki aynı dönemde yaşamışlar, tanışmışlar ve iyi ki aynı duygunun farklı uçlarından tutarak ülkemizin bugün yaşayan en güçlü müzik türünü var etmişler. Sözlerin, notaların, seslerin ve en önemlisi duyguların buluşması onlarınki. Ve bugün hâlâ aşkımızda, acımızda ve sevincimizde onların yaklaşık otuz yıl önce var ettiği eserler bize yol arkadaşlığı ediyor. Aysel Gürel’i daha önceki bir sayımızda anmıştık. Bu dosyadaki konuğumuz Aysel Gürel’in can dostu, Sezen Aksu’nun kara sevdası Onno Tunç.

 

Unutmadım unutamam

Kara sevdam merak etme

Yaşamaksa, yaşadım lakin

Canımın çoğu kaldı sende

 

Onno Tunç, 1948 yılında İstanbul’da Ermeni kökenli bir ailenin ilk oğlu olarak dünyaya gelir. Çocukluğundan itibaren müziğe ilgisi vardır; yirmi yaşından itibaren birçok farklı orkestrada enstrüman çalar. 1970’li yıllardan itibaren de şarkı düzenlemeleri yapmaya başlar. 1979’da Ajda Pekkan’ın Süperstar albümünde ilk kez bir albümün aranjörü olarak yer alır. Aynı zamanda Galata Kulesi’nde caz konserleri veren bir orkestrada şef olarak çalışır. Yine aynı dönemde bestelediği Seninle isimli şarkıyı Nuket Duru seslendirir. Bu şarkıyı dinleyip beğenen Sezen Aksu, Onno Tunç’u arar. Daha önceki yıllarda Atilla Özdemiroğlu prodüktörlüğüyle birkaç albüm çıkarmış olan Aksu, Onno Tunç’a müzik konusunda ders almak istediğini söyler ve böylece tanışırlar.

 

Bu tanışıklık o yıl yalnızca birkaç görüşmeyle sınırlı kalır. 1980’de Aysel Gürel ve Sezen Aksu birlikte ilk işlerine imza atarlar; enerjileri birbirlerini çekmiş olmalı ki kader yollarını birleştirir ve 1981’de Onno Tunç da onlara dâhil olur. Ve bu üçlü bir araya geldiği o yıldan itibaren, Türk pop müziği için yepyeni bir çağ başlar. Öyle ki, yalnızca birlikte geçirdikleri zaman içinde değil, bugüne kadar geçen onlarca yılda da Türk müziği onların yarattığı temeller üzerinde inşa edilmeye devam etmiştir.

 

Aysel Gürel, ağlamakla gülmek arasında gezen birçok duygumuza kelimeleriyle ortaklık eden şairlerden biridir. Onno Tunç ise notaları bir nakış gibi işleyen müzik yeteneğiyle Türk popüler müziğinin o güne kadar görmediği müzikal altyapıları yaratabilen bir müzisyendir. Ve Sezen Aksu’yu ülkemizin en iyi kadın vokallerinden biri yapan albümlerin ilki bu ekibin ellerinden 1981’de hazırlanır. İçerisinde Onno Tunç’un alaturka müzikler yarattığı, Yedi Kocalı Hürmüz müzikalini yeniden aranje ettiği, Aysel Gürel’in ben her bahar âşık olurum dediği, çıkış şarkısını Sezen Aksu’nun hazırladığı albüm Ağlamak Güzeldir, pop müziğinde yeni bir devrin ilk adımı olur.

 

Ağlamak şu gelip geçici dünyada

Her şeye rağmen var olmak demek

Ağlamak yaşayan binlerce duygu

İnsanca ve coşkulu güzel bir şeydir

Ağlamak güzeldir

Süzülürken yaşlar gözünden sakın utanma

 

Bir sonraki albüm Firuze, bu kadroyu çok daha büyük bir hayran kitlesine taşıyan dönüm noktası olur âdeta. Bu albümle birlikte pop müziğin içerisine sanat müziği tınısı da girer. Tabii ki bu müzikal harmonilerin sahibi Onno Tunç’tur. Aysel Gürel, Firuze şarkısınınsözleriyle söz yazarlığında adını silinmemek üzere zirveye yazdırırken, Onno Tunç da Bir Zamanlar Deli Gönlüm bestesiyle bir daha düşmemek üzere dillere dolanır.

 

Ele avuca sığmazdı deli gönlüm

Bir zamanlar neredeydi şimdi nerde

İster güneş ol yak beni

Yağmurum ol ağlat beni

Aklım başka duygularım başka yerde

 

En güzel işler en güzel ekiplerin ellerinden çıkar demiştik ya, bu albümler de böyledir işte. Sezen Aksu ve Aysel Güzel yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen iki sıkı dost olur bu albümden sonra. Onno Tunç ise ekibin beyaz atlı prensidir.

 

1984… Deyim yerindeyse tüm güçlerini birleştirirler ve birçok müzik otoritesinin bugün hâlâ Türk müziğindeki en iyi albüm olarak kabul ettiği bir albüm bu ekip ortaklığında hazırlanır. Haydi Gel Benimle Ol, Geri Dön, Tükeneceğiz, Yeter gibi unutulmaz şarkıları barındıran bu albüme adını veren çıkış parçası, Onno Tunç’un bestesini yaptığı başyapıtı Sen Ağlama olur.

 

Sen ağlama, dayanamam

Ağlama gözbebeğim sana kıyamam

Al yüreğim senin olsun

Yüreğim bende kalırsa yaşayamam

 

Bu albümle birlikte Sezen Aksu ve Onno Tunç’un aralarındaki etkileşimin de adı konur. Tutkulu ve duygularını güçlü yaşayan bu iki insanın aralarındaki aşk da fırtınalı olur elbette. Bir gün küsüp bir gün barışırlar; sevgilerinin de kavgalarının da dozu yüksektir. Bu hareketli ilişki elbette işlerine de yansır. Onların aşkta sözle ve müzikle dile gelişleri, bugüne kadar süren ve daha yıllarca sürecek olan birçok aşkın duygularına da tercüman olur.

 

Sezen Aksu yıllar sonra bir konserinde bu konuyu itiraf eder: “Git, gel, geri dön, dur, gitme… Ben bu trafik polisi emirlerinin olduğu şarkıları ben hep Onno’ya yazdım.”

 

Bu sözlerin müziklerini de Onno Tunç yapar. Geri Dön der Sezen Aksu, Onno Tunç döner besteler. Aysel Gürel, Haydi Gel Benimle Ol der, Onno Tunç besteler ve Sezen Aksu’ya ithaf eder. Böyle süregiden şarkılarla bir aşkın destanı müziğe dönüşmüş olur. Şarkılarındaki gibidir aralarındaki bağ, ayrılmaz yine aynı şarkının iki ucundan birlikte tutarlar. Belki de bu yüzden bu kadar sevilir ve benimsenir bu şarkılar. Gerçek olduklarını, gerçek aşkı anlattıklarını bilir herkes.

 

O dönemde yalnızca aşk şarkıları çıkmaz bu ekibin ellerinden. Toplumsal meseleler de dizelerine dökülür, müziklerinde ruh bulur. Sen Ağlama albümündeki Bin Dokuz Yüz Kırk Beş isimli şarkı aslında, İkinci Dünya Savaşı’nda ölen çocuklar için Aysel Gürel’in sözlerini yazdığı bir ağıttır. Onno Tunç da her zaman bu şarkıyı “En sevdiğim bestem” diye anar. Sezen Aksu o yıl bu şarkıyla Eurovision seçmelerine katılır; ama seçici kurul tarafından düzenlemesinin karışık olduğu gerekçesiyle elenir. Ve, şarkılarına öylesine çok güveniyordur ki Sezen Aksu, bu reddedilişten sonra bir daha Eurovision’a katılmama kararı alır ve hâlâ da kararını uygular.

 

Aysel Gürel bir şair olarak toplumsal konulara değinmeye devam eder. Onno Tunç tepkileri azaltmak için müziğini hareketli yapmış olsa da, Sultan Süleyman şarkısının dizeleri bir siyasi yakarış olarak dökülür Aysel Gürel‘in kaleminden. “Son bakıştaki o gözler kaldı aklımızda” dizelerini de on yedisinde idam edilen Erdal Eren için yazar. Bu şarkı da yine Onno Tunç’un müziği ve Sezen Aksu’nun eşsiz yorumuyla unutulmazlar arasındaki yerini alır.

 

Aysel Gürel, aynı yıl bir Anadolu turnesinde mola verdikleri bir köyde Ünzile’yle tanışır. Sohbet ederler ve hayatını dinler. Ünzile, küçük yaşta birkaç koyun karşılığında evlendirilmiş ve küçük yaşında gördüğü baskıdan dolayı kendine çizilmiş kadere razı gelmiştir. Ünzile’nin köyün en son çitini aşamayan hikâyesinden çok etkilenir Aysel Gürel ve bugün hâlâ ülkemizin en büyük sorunlarından birini anlatan dizeleri kaleme alır. Müziğini de yine Onno Tunç yapar:

 

varmadan sekizine

ergin oldu Ünzile

hem çocuk hem de kadın

on ikisinde ana

bir gül gibi al ve narin

bir su gibi saydam ve sakin

susar Ünzile

yağmuru kim döküyor

Ünzile kaç koyun ediyor

dayaktan uslanalı hiçbir şey sormuyor

 

Büyük bir üretkenlikle albümler ardı ardına hazırlanırken, aşk da doludizgin ve kavgalarıyla yaşanmaya devam ediyordur. Küçük kavgalardan bahsetmiyorum; onlarınki Sezen Aksu’nun elindeki kuru sıkı tabancayla Onno Tunç’u sokak sokak kovalaması, defalarca gece yarıları evden kovması, bir organizasyonda birçok insanın ortasında başka kadınlara bakamazsın diyerek Onno Tunç’un gözlüğünü ayakları altında parçaladığı dozda bir ilişkidir. Eşi benzerine zor rastlanır türden iki insanın, kontrolü pek mümkün olmayan yoğunluktaki duygularının savaşıdır o dönemde yarattıkları her şarkıları da.

 

Ve sonraki yıl duygularını belki de en açık seçik belli ettikleri şarkı ikilinin müzikal ortaklığından şu sözlerle dökülür:

 

Seviyorum kahretsin

Seviyorum elimde değil

Çok seviyorum ah neden

Yaşadığım en deli aşksın sen

 

Araya kısa bir ayrılık girer o sene. Sezen Aksu alır yine eline kalemini: “Dokunup birer birer sevdiğin eşyalara, hatta belki ağlayacağım, acı çektiğim doğru ama sen bana bakma, ne olursa olsun seni unutacağım…” sözlerini yazar. Yakın dostu Garo Mafyan yapar bestesini ama tabii ki bu şarkının içerisinde Onno Tunç yoktur demek mümkün değildir; şarkı ona yazılmıştır. Elbette sözler gerçek olmaz, Sezen Aksu unutamaz sevdiğini.

 

Ve birkaç yıl sonra bu sözlerini yine kendi yazıp bestelediği başka bir şarkıyla kendi kendine çürütür Sezen Aksu. Bu defa “Ben sende tutuklu kaldım” dizesiyle, aşkın belki de en itiraf dolu, en içten gelen sözleri dökülür kaleminden. Bugünlere gönlümüzde kalan da bu olur. Unutacağına değil, tutuklu olduğuna inanırız hepimiz.

 

Ben sende tutuklu kaldım

Kendi hayatımdan çaldım

Yedi cihan dolandım

Bana mısın demiyor

 

Sezen Aksu’nun bugün verdiği tüm röportajlarda özellikle altını çizdiği bir konudur bu. “Bizim üretkenliğimiz, her yıl yeni bir albüm yapmamız, o yıllarda yaşadığımız yoğun duyguların eseridir” der.

 

“Ben ayrılamam sen beni bırak” diyen Onno Tunç’tur bestesiyle, sözlerini can dostu Aysel Gürel yazar, “Gidiyorum bir kendim bir ben” diyen sözlerin ve müziğin sahibi Sezen Aksu’dur. Şarkılarla birbirlerine atıfta bulunur ikili seneler boyunca.

 

Böylece bir aşk, dillerde şarkı olup nesilden nesile aramızda dolanmaktadır. Ama bir şarkı vardır ki onlar için en özelidir. Sezen Aksu’nun geçen yıllar içerisinde cover yapılmasına izin vermediği tek şarkı da budur. Sözlerini yine Sezen Aksu’nun yazdığı, müziğini Onno Tunç’un hazırladığı ortak bir şarkıdır ve dünyanın en içten temennisini içerir:

 

Beni unutma, unutma, beni unutma

Bilirsin unutulmak dokunur ya her insana

Sen de kendi payından bir hatıra seç

Ve o ben olayım unutma, beni unutma

 

1990’dan sonra Sezen Aksu ve Onno Tunç, onlarla birlikte çalışan gençlere destek olmak için kolları sıvar. İlk destek Aşkın Nur Yengi’yedir. Yengi’nin ilk albümünün tüm şarkıları Sezen Aksu ve Onno Tunç imzalıdır. Aşkın Nur Yengi, “O albümde ben sadece solist olarak vazifesini yapan biriydim” sözleriyle dile getirir vefasını. “İkimize de yazık, gençliğimize yazık, bu kadar yalan mı yaşandı her şey” sözlerini içeren çıkış parçasıyla Aşkın Nur Yengi müzik dünyasına güçlü bir giriş yapar.

 

1991’de Türk popunun en iyi albümlerinden birine daha imza atılır: Gülümse. Sezen Aksu’nun “kanlı bıçaklı hâlde hazırlandı” dediği bu albümde Aysel Gürel’in sözlerine Onno Tunç müziğiyle eşlik eder ve Sezen Aksu’ya karşı bir sitem daha “ne kavgam bitti ne sevdam” şarkısıyla dile gelir.

 

Gülümse albümünün en çok dinlenen şarkılarından biri de Değer mi? olur. Aslında Aysel Gürel’in yazdığı sekiz kıtalık bir şiirdir bu şarkı. Onno Tunç sözleri çok beğenir ama uzunluğundan dolayı bestelenmeye çok uygun değildir. Şiiri alır ve sözlerin bir kısımı seçer, düzenler ve hazırladığı bölümleri besteleyerek şarkıyı oluşturur.

 

Değer mi hiç, değer mi hiç

Değer mi, değer mi, değer mi söyle

Bir rüya ömür boyu

Sürer mi, sürer mi, sürer mi böyle

Değer canım, değer elbet

Değer bir tanem aşk için her şeye

Ne hayal ne de gerçek

Engel mi kanatlanmadan uçmaya

 

Onno Tunç bir yandan orkestra şefliği yapmaya da devam eder. Solo saksafon ile Su adında bir şarkı
besteler. Aynı zamanda Sezen Aksu’nun birçok şarkılarında kontrbas, MFÖ’nün Ele Güne Karşı Yapayalnız, Mustafa Sandal’ın Suç Bende ve Bülent Ortaçgil’in Benimle Oynar mısın şarkılarında bas gitar çalarak orkestranın içinden de eşlik eder.

 

1991’in boyunca Onno Tunç ve Sezen Aksu sürekli kavga ederler. Türk pop müziğinde hareketli şarkılar dönemini başlatan şarkılardan kabul edilen Aysel Gürel’in yazıp Onno Tunç’un bestelediği Hadi Bakalım şarkısının, “bir acayip zor yarışı”ndaki, “sen sıkı tut çeneni, eline diline hâkim ol dikkat, hadi bakalım kolay gelsin” sözleri yine birbirlerinedir.

 

Sezen Aksu aynı albümde Ara Dinkjian’ın bestesi üzerine döker yüreğinden geçenleri: Vazgeçtim. Ve bu albüm ilişkilerinin de müzikal ortaklıklarının da sonu olur.

 

Hiç tanımaz tenim ellerini

Bilmez yüreğim bilmez yüreğini

Ah bu koku, bu ten, bu dokunuş

Ah bu delilik sarsar bedenimi

Yok olmak anıdır şimdi

Vazgeçtim gözlerinden

Vazgeçtim sözlerinden

Bir ah de yeter

 

Onno Tunç o günden sonra genç şarkıcılara çokça destek olur. Harun Kolçak, “Gir kanıma hani bekârlık sultanlık derdin, yetti canıma” derken; Nilüfer, “Eğrisi doğrusu bulamadım yolunu, bir ileri bir geri bildim bileli” derken; Levent Yüksel, “Beni bırakın bu caddelerde, yıkılan eski meyhanelerde…” derken; Ayşegül Aldinç, “Eyvah! Olanlar oldu bak, beklenmeyen bu aşk, kanıma girdi ah!” derken müziklerin mimarı Onno Tunç’tur. Burada şarkı isimlerini saymakla bitiremeyeceğimiz; Emel Müftüoğlu, Zerrin Özer, Bendeniz, Yeşim Salkım gibi doksanlar popuna damga vuran birçok sanatçının o dilimize dolanan şarkılarının besteleri de Onno Tunç’a aittir.

 

Aysel Gürel bu ayrılıkta Onno Tunç’un yanında kalır. Sezen Aksu, 1994’te vefatına kadar albümlerinde
Uzay Heparı’yla çalışmaya devam eder.

 

1995’te ise Onno Tunç ile Sezen Aksu arasındaki buzlar yeniden erir ve o yıl Levent Yüksel’in albümünde
birlikte çalışırlar. Sezen Aksu’nun Uzay Heparı’nın vefatı üzerine yazdığı Yas isimli şarkının müzikal
düzenlemesini de Onno Tunç yapar.

 

Ve bu albümün piyasaya çıkmasından altı ay sonra, 14 Ocak 1996’da kendi kullandığı uçağın düşmesi sonucu Onno Tunç henüz 47 yaşındayken aramızdan ayrılır. Şarkılar, ikinci kez yarıda kalır ve Uzay Heparı
için yazılan Yas şarkısı, bu defa Onno Tunç için söylenir:

 

Yarıda kaldı şarkılar aman

Bu yaraya deva değil zaman

Ateş düştüğü yeri yakar

Bu düzeni bozuk dünya yalan

Ötme bülbül ötme, can ayazda kışta

Sen gülü terk etme

Şarkılar, şiirler yasta…

 

Sezen Aksu, 1996 yılında Onno Tunç anısına, başka sanatçıların albümlerinde yer alan şarkılarını derleyerek tek albümde bir araya getirir. O albüme söz ve müziğini Onno Tunç için hazırladığı yeni bir şarkı daha ekler; Yarası Saklım.

 

Yaralı kuşum hazan güneşim

Güz ayazında kor ateşim

Bir sözün uçur göğüm gün açsın

Yadeller aldı bizi

Haberini sal kara bahtlım

Beni yanına al yarası saklım

Üzerime hatıran yağıyor

Bu yokluk yaktı bizi

 

Yıllar sonra 2006’da, Sezen Aksu’nun unutmadım, unutamam kara sevdam merak etme sözlerini yazarak andığı da Onno Tunç’tur. Onların ki, müziğin aşka, aşkın müziğe karıştığı tutkulu bir ortaklıktır. “Allah bana çok az insana nasip olacak bir aşk nasip etti” sözleriyle anlatır Sezen Aksu aralarındaki bağı. İkilinin müzikal anlamdaki birliktelikleri, taklidi imkânsız eserleri bugünlere getirirken, bir yandan da aralarındaki ilişkinin günlükleri olur.

 

Onno Tunç’un bugün yokluğu, doksanları özlememize sebep olan ve “neden o eski şarkılar yok” sorusunun cevabı niteliğinde âdeta. Bir müzisyeni en iyi anlatan yazı, hayat verdiği şarkıları olsa gerek. Bu düşünceyle yazıda çokça yer verdiğim şarkılardan birini açıp dinlemenizi ve hayatımızın birçok anında bize yol arkadaşlığı eden bu müzisyenin kıymetini hiç unutmamanızı dilerim.

- Gamze İyem

Henüz Yorum Yok.

Yorum Yapmak İster Misiniz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

five × 2 =